Birçoğumuzun sıklıkla “ben çok önemsemiyorum” dediği şeydir bu. Elbette bahsettiğim ‘görünüş’ herhangi birimizi şekilsel anlamda betimlemek değil. Bir başkası üzerinde bıraktığımız ilk izlenim, ilk algı diyebiliriz birazdan görüş bildireceğim ve başlıkta adı geçen konuya.

Yaşadığımız sosyal çevre içerisinde kimi zaman bir bakışla, kimi zaman birkaç sözcükle, kimi zaman saatlerce sürebilecek cümleler dizisiyle bir diğer insana hislerimizi çok rahat anlatabiliriz. Bu hisler özel olmak zorunda değil elbette, bir arkadaşımızın yaptığı sıradan bir şey de anlatacağımız hislerimizin konusu olabilir. İşte o hisleri anlattığımız anda, o insanın bize görünüşünü de özetlemiş sayılırız.

Kimilerimizin çok dert ettiği bir durum farkındayım. Ya da şöyle düzeltelim : hepimizin dikkat ettiği, fakat kimilerimizin daha az dile getirdiği bir şey bu. İnsan olmanın gereklerinden biri olduğunu düşünüyorum ayrıca bu konunun ve “Ben iyi izlenim bırakıp, iyi anılmak istemiyorum” diyen birinin çıkacağını da sanmıyorum, yok değil mi öyle biri ? Hah tamam, ben de öyle düşünmüştüm.

Sizin karşınıza ne sıklıkla çıkıyorlar bilmiyorum ama bir grup insan var ki bu insanlar yalnızca görünüşe önem veriyorlar. Şöyle ki, önem verdikleri konu olan görünüş dahilinde bile olduklarından farklı görünmeye bayılıyorlar. Çünkü bu tarz davranışların onları diğer insanlardan ayrı tutacağını sanıyorlar. Fakat ne kadar aşağılık bir durum olduğunun farkına varamıyorlar bir türlü. Bazen “bilmiyorum” demeyi de bilmeli insan değil mi ? Ya da bir konuda çok iyi olduğunu diğer insanlardan önce kendisi söylüyorsa biri, şüphe edin yaptığı her şeyden derim. Genellikle bu tarz insanlar daha boş oluyor ve atasözümüzün anlamını tam olarak karşılayabilmek için deyim yerindeyse boş fıçılarını çok tıngırdatıyorlar. Bu sayede kendilerince ‘iyi izlenim’ bıraktıklarını zannediyorlar, yani bize hoş görünüyorlar. Vay be diyoruz, hatta yaptığı-yaptığını söylediği- şeylere özeniyoruz falan. Onlar da bizi etkilediklerini düşünüyorlar haliyle ve mutlu oluyorlar. Fakat eninde sonunda bazı şeyler açığa çıkıyor ve gözümüzdeki değeri birden düşüveriyor o insanların. Gelin bu insanlardan olmayın ve olduğunuz gibi kendinizi kabul ettirmeye çalışın.

Başlangıçta söylediğim “Ben çok önemsemiyorum” cümlesi benim için geçerli sayılabilir. Şöyle açıklayayım : insanlarla konuşurken, onlara bir şeyler anlatırken samimi olmaya çalışıyorum ve içimden geldiği gibi davranıyorum. Kurguladığım bir kişiyi oynamıyor ya da onlara başkasının sözlerini seslendirmiyorum. Suflörü yok benim hayatımın ve insanların oynadığı bir oyunun parçası olacaksam, kendi rolümde oynamayı tercih ederim her zaman. İnsanların algı havuzuna hissettiklerimi doğru bir şekilde anlatabildiğim şartta gerçekten insan olduğuma inanıyorum ve yanımda bulunmayı isteyecek insanların, beni olduğum gibi kabul etmesini istiyorum. Görünüşü ile zihinde uyandırdığı görüntüsü aynı olan bir insan olmaya çalışıyorum, hepsi bu.

Not : Her zaman resimdeki gibi “görünmüyorum”

OzaN