Yaşadığımız dünyaya öyle bir düzen hakim ki, sürekli ‘iyi’ olmuş insanlara sonradan ‘iyi’ olanları tercih ediyoruz. Toplum içerisinde konuşulan, saygı gören insanlara bir bakın. Elbette iyi diye nitelendirdiğimiz, geçmişten bu yana öyle tanıdığımız insanlardan da bahsediliyor. Fakat ağırlıklı olarak, geçmişte yapılan kötü şeylerin ardından düzelen ve iyi olmaya eğilimli insanları konuşuyoruz ve onları daha saygın bir yerdeymiş gibi değerlendiriyoruz.

Fark etmediğimiz, ya da belki önemsiz görüp düşünmediğimiz şeylerden biri de ‘hata yapmak’ şüphesiz. Çoğu insan için hata yapmak ya da yapmamak çok önemli değil. Bu yüzdendir ki zaten geçmişinde birçok hata yapmış insanlarla hiç hata yapmamışlar bir arada ve aynı şartlarda değerlendirilirler. Ne hoş adalet değil mi ? Biri sizin canınızı yakacak, duymak istemeyeceğiniz şeyler söyleyecek ve ardından size çok iyi davranmaya başlayacak, hep iyi kalacak, bir diğeri ise sizi hiç üzmeyecek, beklentilerinizi karşılayacak düzeyde arkadaşlığını, dostluğunu esirgemeyecek sizden, sizi tanıdığı ilk dakikadan itibaren iyi olacak ve yine iyi kalacak. Yani aynı sıfatla nitelendirilecek diğeriyle. Bunun sebebi de aslında çok açık ve hep yaptığımız bir eylemle ilişkili : unutmak.

Biz, geçmişimizi bir balık gibi kısa sürede unuttuğumuz sürece, bizden faydalanmak isteyen ‘iyi’ insanlar olacaktır çevremizde. Yaptıklarının pişmanlığını biraz olsun içinde barındırmayan ve bu durumu yüzünden okunan insanlara bizler pirim vermeye devam ettikçe, onları ‘iyi’ diye niteledikçe, şimdiye kadar hep iyiliğini gördüğümüz insanlarla bir tuttukça, onlar kendi sözlüklerinin iyisini oynayacak, bizim gözümüzde iyi olacak.

“Hata yapmamış olmak mı daha yücedir yoksa biraz hata yapıp doğru yolu bulmak mı?” sorusu aklıma geliyor böyle düşününce. Aslında sanırım cevabı da sorunun içinde. Kimileri doğru yolu bulup iyi olmak için çaba sarf ederken, kimileri doğru yolun kenarlarını ağaçlandırmaya, onu daha da güzelleştirmeye başlamış bile. Ne zaman biz gerçek iyileri diğeriyle aynı arabaya bindirip doğru yol üzerinde birlikte gezdiririz, işte o zaman ikisini aynı kabul edip, bir diğerinin yaptığı hataları ve bize yaşattıklarını unutmuş oluruz. Unutmak da güzel şeydir yeri geldiğinde ama özellikle bu konuda olduğu gibi iki insan yan yana gelecek ve bir kıyas söz konusu olacaksa, unutulanları eski tozlu raflarından getirip masaya koymak gerek. Bu sayede daha mantıklı kararlar verebilecek ve karşımızdaki insanı kırmamak uğruna daha dikkatli davranabileceğiz. 

OzaN