Dünya aslında ne sizin, ne de benim etrafımda dönüyor…

Hepimiz, yaşadığımız süre içerisinde her şeyin bizimle ilişkili olduğunu, iyi ya da kötü olayların yalnızca bizim başımıza geldiğini, hatta belki de bazen koskoca dünyada yalnız olduğumuzu düşünüyoruz. Bu sebeple de davranışlarımızı şekillendirecek olan akıl süzgecimizi yanımıza almayı unutuyoruz. Nasılsa dünya sadece bizim, bir tek biz söz hakkına sahibiz burada. Yaptıklarımızı da düşünecek, bunları anlamlandıracak kimse olmadığına göre-bizim dışımızda- her şey yolunda. Biz mutluysak evren de mutludur, yani olmalı diye düşünüyoruz ve aslında çok feci yanılıyoruz.

Kurduğumuz cümleleri, başkası hakkında sahip olduğumuz düşüncelerimizi  ya da tavırlarımızı, sanki o kişi de öyle davranacakmış, öyle düşünüyormuş gibi aktarıyoruz başkalarına. İşte biz yanlışa burada başlıyoruz bana sorarsanız. Çünkü kendimize o kadar fazla güveniyoruz ve biz o kadar değerliyiz ki, başkalarının görüşü ya da davranışı bizi ilgilendirmiyor. En mükemmelin kendimiz olduğuna inanıyoruz ve buna inandığımız sürece de kendi düşüncelerimizin yolunda tasarılar oluşturuyor, tasarı dünyamızın içerisine yerleştireceğimiz figüranları dilediğimizce rollere atıp, kendi kahramanlık öykümüzü yazıyoruz. Öykümüzün yeri ve zamanı yok. Zira biz neyi dilersek o zaman gerçekleşecek, nerede istersek orada kullanacağız figüranları. Fakat unuttuğumuz şey, bir başkasının da benzer hikayeyi bizi figüran, kendini kahraman olarak düşünüp oluşturduğu. Hikayelerimizin çakıştığı noktada ne oluyor ? Göz göre göre kaza yapmış iki şoför gibi aracımızdan inip diğerine bakıyoruz. Bir gün bu kazayı yapacağımızı, o kişiyle karşılaşacağımızı biliyoruz. Fakat hem yönetmen hem de başrol oynamak o kadar hoşumuza gidiyor ki, bu riski göze alıp yolumuza devam ediyoruz. Sonunda elimize geçen ne ? Koskoca bir sıfır. Bir birey olarak güzel bir şekilde yaşama umudumuzu anlıyorum elbette. Fakat ne yaşadığımız şehirde, ne de yaşadığımız ülkede yalnız değiliz. Bu yüzden çevremizdeki insanlara karşı belirlediğimiz davranışlarımızı, takındığımız tavırları, hatta zihnimizden geçen düşünceleri belirlerken ve uygulamaya koyarken kendimizden başka herhangi bir canlıyı da düşünmemiz gerekliliğini aklımıza getirmeliyiz. Çünkü ancak bu şekilde hepimizi mutlu edecek şeyler ortaya koyabiliriz. 

Aynı öyküyü konu alan bir kitabın içerisinde, hepimizin kahraman olabildiği, bir diğerine zarar vermediği güzel bir sayfada isimlerimizin yan yana geçebilmesi dileklerimle…

Dünya birimizin etrafında değil, hepimiz için dönüyor.

Ozan